|
|
September 26
BU NASIL AYRILIK BU NASIL VEDA GÖZLERİN KAL DİYOR DUDAKLARIN GİT BAKIŞIN ANAHTAR GÖZLERİN KİLİT ELLERİN AÇ DİYOR DUDAKLARIN GİT
AYRILIK DÖNÜŞÜ OLMAYAN NEHİR YALNIZLIK YIKILMIŞ BOMBOŞ ŞEHİR KAÇ SEVDA KÜL OLDU BÖYLE KİMBİLİR GÖZYAŞIN KAL DİYOR DUDAKLARIN GİT
GİDERSEM BİR DAHA DÖNMEYECEĞİM KALIRSAM KALBİME YENİLECEĞİM ÇÖZEMEDİM SENİ DELİRECEĞİM GÖZLERİN KAL DİYOR DUDAKLARIN GİT
DUVARDAN İNSİN Mİ RESİMLERİMİZ YABANCI OLSUN MU İSİMLERİMİZ YA O DELİ DOLU GECELERİMİZ ANILAR KAL DİYOR DUDAKLARIN GİT
BU ROMANDA BİTER BELKİ BİRAZDAN NE AŞKLAR YIKILDI GURURDAN NAZDAN AĞLIYOR BESTELER YİNE HİCAZDAN ŞARKILAR KAL DİYOR DUDAKLARIN GİT August 14
Bu mektup sana…
Hani eskiden canım dediğim sen vardın ya işte ona bu mektup… Belki hüzünlenirsin diye gözyaşlarımı akıtmadım korkma mektuba… Bakarsın hatanı anlarsın incitmezsin bir daha kalpleri diye yazıyorum. Korkma ben alıştım yaşamaya senin bıraktığın o kırık kalple… Şimdi nerdesin ne yapıyorsun kimin elini tutuyorsun ya da kime aşkım diyorsun bilmiyorum...
Ama sakın incitme onların kalplerini…
Benim suçum demek ki seni çok sevmemmiş…
Yoksa sen bunları yapacak biri değildin, belki de…
Hatırlıyor musun o günleri hani birbirimize
seni çok seviyorum derdik…
Ne kadar güzeldi o günler sana anlatamam çünkü anlamazsın!
Hiç düşündün mü bilmiyorum bensiz yapabilir mi acaba diye. Ama hiç zannetmiyorum çünkü sen bencil bir kalp taşıyorsun biliyorum… Hani senin için her şeyi yaparım derdim, bende yaparım derdin hatırlıyor musun? Ama sen hiçbir şey yapamazsın çünkü sen sadece arkadan vurursun… Belki hüzünlenmişsindir, dur bekle pencereden dışarıya bak gözünü kapat.
Ve biraz bekle…
Evet, unuttun değil mi yazdıklarımı!
Hayır deme kendini kandırırsın, beni kandırdığın gibi… Bu arada bizim şarkımız vardı hatırladın mı? Ben hiç unutmadım ki çünkü hep onu dinliyorum…
Yalnızlık…
Bilir misin bu duyguyu?
Ben çok iyi bilirim çünkü aldatan bir kadın gibidir yalnızlık… Karanlığı bilir misin peki? Çok çaresiz kalırsın hani tutunacak dalın kalmaz ya işte öyle bir şey… Nerden bileceksin ki!
Şimdi ben hem yalnızlığı hem de karanlığı yaşıyorum senin umurunda olmasa da…
Belki geri dönmek isteyeceksin bana
Sanacaksın ki bende döneceğim sana
Ama yanılıyorsun, sana bir sözüm var ve tüm cesaretinle kazı beynine;
BAZI ŞEYLER AFFEDİLEMEYECEK KADAR BÜYÜKTÜR, AMA AFFETMEK BÜYÜKLÜKTÜR… SENİ AFFETMEK BÜYÜKLÜKSE, BIRAK YALAN DÜNYADA BEN KÜÇÜK KALAYIM!
Evet… Bir şelale kadar hırçın geldi sana belki yazdıklarım; ama su kadar berrak duygularımla akıttım sayfaya merak etme! Sen zaten merak etmezsin ki...!
Sana cesaret vermesin, çaresiz kalışım. Şimdilik çok güzelsin ve sen kazandın. Bir gün pişman olup beni ararsın, Unutma! ben o eski ben değilim.
Ben değilim, sana şarkılar yazan. Ben değilim, hasretin ile yanan. Ben değilim, yokluğunda ağlayan. Unutma! ben o artık eski ben değilim.

Sevgilim övün şimdi yarattığın eserinle Bu ben değilim olamam ağlayan gözlerle İlk defa sevdim delice bu son olur olmaz bir daha...
Genç adamın biri, Dermiş babasına her gün; Benim de dostlarım var, sendeki dost gibi Baba, itiraz eder, Olmaz öyle çok dost, hakikisi Belki bir, belki iki, Fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki... Devam eder durur konuşma... Aralarında başlar bir tartışma, Karar verirler bir sınava, Dostun hakikisini anlamaya... Bir akşam bir koyun keserler Ve koyarlar çuvala. Baba der ki oğluna, Hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna. Çuvaldan kanlar damlamakta, Sanki öldürmüşler de bir adamı, Koymuşlar çuvala, Dıştan böyle sanılmakta. Delikanlı sırtlar çuvalı, Gider en iyi bildiği dostuna, çalar kapıyı. O dost, bakar ki bir çuvala hem de kanlı, Kapar hızla kapıyı delikanlının suratına, Almaz içeri arkadaşını, Böylece tek tek dolaşır delikanlı, Kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını. Ne çare, hepsinde de sonuç aynıdır. Evlat geriye döner. Ama içten yıkılır... Babasına dönerek; haklıymışsın baba der. Dost yokmuş bu dünyada ne sana, ne de bana. Baba hayır Evlat der, benim bir dostum var bildiğim. Hadi, çuvalı alda bir kerede git ona. Genç adam, çuvalı sırtlar tekrar. Alnından ter, çuvaldan kanlar damlar... Gider, baba dostuna. Kabul görür, sevinir. O dost, delikanlıyı alır hemen içeri. Geçerler arka bahçeye. Bir çukur kazarlar birlikte, Çuvaldaki koyunu gömerler adam diye, Üzerine de serpiştirirler toprak. Belli olmasın diye dikerler sarımsak... Genç adam gelir babasına; Baba, işte dost buymuş diye konuşunca, Babası; daha erken, o belli olmaz daha. Sen yarın git Ona, çıkart bir kavga, Atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona, işte o zaman anlaşılacak, dostun hakikisi. Sonra gel olanları anlat bana... Genç adam, aynen yapar babasının dediğini, Maksadı anlamaktır dostun hakikisini, babasının dostuna istemeden basar iki tokadı! Der ki tokadı yiyen DOST; Git de söyle babana, biz satmayız Sarımsak tarlasını böyle iki tokada! Sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile Seni Sevmeli... Sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile Sana Sarılmalı... Dayanılmaz olduğun zamanlarda bile Sana Dayanmalı... Dost dediğin; fanatik olmalı; Bütün dünya seni üzdüğünde Sana moral vermeli. Güzel haberler aldığında seninle dans etmeli Ve ağladığında, seninle ağlamalı... Ama hepsinden daha çok; Dost matematiksel olmalı; Sevinci çarpmalı... Üzüntüyü bölmeli... Geçmişi çıkarmalı... Yarını toplamalı... Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı... Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı... Cehennemde Ateş Yoktur Herkes Ateşini Dünyadan Götürür.....İşi bitince seni bir tarafa atmamalı
Sadece Susmak İstiyorum
Yalan İnsanLarı KaaLe ALmadan...
HakLıyken , Haksız Gözüksem BiLe Kendimi Savunmadan...
HUZUR buLmak İstiyorum GözLerimi Kapayıp , Kimseyi Anmadan...
SessizLiği Dinlemek İstiyorum , Herşeyi Yaşamış Gibi Yaparakk... July 15 Neyleyim neyleyim fani dünyayı Neyleyim neyleyim köşkü sarayı İstemem gözüm yok pulu parayı Dünya malı değil bana dost lazım
Irmağı taşıyan dağlar değil mi Yaprağı besleyen fidan değil mi Her insanın sonu toprak değil mi Dünya malı değil bana dost lazım
İnsanın başına neler gelecek Gönül gözüdür bu neler görecek Bu dünya bilinir kime kalacak Dünya malı değil bana dost lazım
Irmağı taşıyan dağlar değil mi Yaprağı besleyen fidan değil mi Her insanın sonu toprak değil mi Dünya malı değil bana dost lazım July 09
unutma! yüreğinde bir ismin imzası var ve sen onu silemezsin
söküp atamazsın ne kadar uğraşsan da seninle beraber büyür ıcındekı sızı ilk önce onu hissedersin başkasına dokundugunda...
unutma! bir kere sevdin mi uzun uzun yanarsın sitemler.. öfkeler birikirken ıcınde sen azalırsın. dilinde küfür elinde kadeh eksik olmaz günler böyle geçer. alışırsın...
unutma! sabahlar artık gecikir. ister sağa dön ister sola gözüne uyku değil gidenin hayali gelir... kendini şiirlere verirsin elin sigaraya gider her on dakika da bir fena zehirlenirsin...
unutma! bir süre güvenmeyeceksin kimseye kandine sığınacaksın aşk konuşulduğunda sen susacaksın of'larla ah'larla başlayacaksın her cümleye çevrende senden başka herkes haksız olacak senin haklılığınsa çaresiz gidecek çöpe..
unutma! bir gün kaldığın yerden başlayacaksın biri seni bulacak... önce korkacaksın eski acılara yakalanmaktan biraz ürkeceksin. ne kadar dirensen de nafile insansın sonuçta, seveceksin....
eski acılara bakıp da küsme sevdalara gavura kızıp da oruç bozulmaz sök at kafandan acaba'ları! bir kemik aynı yerden iki defa kırılmaz..
artık kararmaz gecelerin. bir daha yaşlar akmaz gözünden. sabahların gecikmez. kim bilir ağladığın günlere gülersin bir defa öldün ya zamanında? bir daha ölmezsin...
July 07
Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım. Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış, Kendi yolumu çizdiğimde anladım.. Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil.. Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.. Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış, Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım.. Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden, Neden hiç ağlamadığını anladım.. Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş, Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım.. Bir insanı herhangi biri kırabilir,ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş, Çok acıttığında anladım.. Fakat,hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını, Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım.. Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet, Yüreğini elime koyduğunda anladım.. ''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak, Sana ''git'' dediğimde anladım.. Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek, Git dediklerinde gittiğimde anladım.. Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan, Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım.. Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım.. Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş, Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış, Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.. Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi, Beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım.. Sevgi emekmiş, Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş... July 04 Unuttu dediler Hiç sevmedi dediler Gücendim yar
Yalanmış dediler Bir anlıkmış dediler Kırıldım yar
Aldatıyor dediler Aldırmıyor dediler Yıkıldım yar
Deli gibi yürekten sevmeli Uğruna dünyaları vermeli İnciltmemeli sevenleri Değerlerini bilmeli
Unutmamalı o güzel günleri Anılarla gönülleri hoş tutmalı Avutabilmeli
Bembeyaz sokaklar bembeyaz
******bir gece...*******
***Önümde beyaz bir sayfa.***
**Açsam sen olmayacaksın,**
****Açmazsam ben...****
*Beni bekleyen sonsuz bir ışık*
*Yaksam sen yanacaksın,,*
*yakmazsam ben donacağım* June 21
dokunmayın artık bana,acıtmayın,kanatmayın yüreğimi...
yüksek duvarlar örüyorum yine yeniden,
pencereleri ve kapısı olmayan yüksek duvarları olan bi sığınak,
arkasında kendimi güvende hissedeceğim bi yer,
belki uzak, sevenlerden ve sevdiklerimden
ama en azından sessiz,sakin, huzurlu,belki yalnız ama,
artık zamanı gelmişti,
çok şeymi istedim hayatttan,
bir damla huzur ve mutluluk,çok gördünüz
artık biliyorum ne huzur var nede mutluluk
duvarların önünde ve arkasında..
artık sadece yalnızlık...
Ve sizi azat ediyorum hürsünüz dünyalar kadar....
June 17
Herkes Gülüşümü Görüyor..Kimse savaşımı görmüyor..Herkes sesimi duyuyor..Düşündügümü kimse bilmiyor...Herkes yazdiklarimi okuyor..Gözyaşlarimi kimse görmüyor...Herkes beni tanidigini saniyor..Ama kimse benim kim oldugumu bilmiyor.... June 14
Gel seninle bir pazarlık yapalım
herşeyimizi paylaşalım
Önce su'dan başlayalım
Masmavi denizler,uçsuz bucaksız okyanuslar,derin göller senin olsun
Bana GÖZLERİNİ ver
Ben bilmem öyle süslü sözleri
Al lügattaki bütün güzel sözler senin olsun
Bana SENİ SEVİYORUM yeter
Alfabeden en güzel sözü yazmak için 29 harfe gerek yok
Al 26 sı senin olsun bana SEN yeter... June 12 Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?
Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.

Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?
''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.
Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?
Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...
Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?
Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.
Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?
Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.
Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?
Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.
Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?
Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.
Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?
Nereden bileceksin?
Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.
Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.
Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni..
Ama sen hiç benimle olmadın ki... YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN... June 09
|
Seni Seviyorum Cevapları
"Seni Seviyorum" : Teoride mi? Pratikte mi?. "Seni Seviyorum" : Havalardandır, Banada Oluyor Bazen.. "Seni Seviyorum" : Neden? Bende Benim Bilmediğim Birşeyler mi Gördün?. "Seni Seviyorum" : Çok Hoş... Peki Başka Ne Gibi Hünerlerin Var?. "Seni Seviyorum" : Üzülme, Zamanla Geçer.. "Seni Seviyorum" : Hadi ya Çok ilginç.. ee Sonra.... "Seni Seviyorum" : Olur, Sarayım mı Burada mı Seveceksin?. "Seni Seviyorum" : Yeni Parola Bu mu, Ben Ne Diyecem Peki?. "Seni Seviyorum" : Güzel... Peki Başka Çeşidin Veya Şuben Var mı?. "Seni Seviyorum" : Allah Razı Olsun.. "Seni Seviyorum" : İyide Bunun Sosyal Güvencesi, Sigortası Falan Var mı?. "Seni Seviyorum" : Yemin et.. "Seni Seviyorum" : Ömrünü, Enerjini Daha Faydalı işler için Harcasana Canım.. "Seni Seviyorum" : Elinden Başka Bir Halt Gelmez ki Zaten.. | June 07 İşte böyle gideceksin arkana baka baka salına salına, Kimi bekliyorsunda bakarsın ardında demezlermi adama,
Sen bir gurursuzu sevmedinki güzelim ki gelsin ardından, O asilce sevdi ve asilce gitti...... Yaptığını çekeceğinden kuşkunmu vardıda şimdi elem içinde ağlarsın, Görünen köy misali varmıydı gerek klavuza, Şimdi yerli yersiz ağlama vaktidir,çevrene ne yapacağım diye sorma vaktidir, Alacağın cevabı ben söyleyim sana güzelim,(bilmiyorum) diyecekler.... Kimin gücü yeterki zamanı geri çevirmeye,öyleyse sen sadece susmayı dene...... İlk gittiğin gibi güçlü sansınlar seni bu beni daha mutlu eder... Bir çaresizimi sevmişim dememem için sen öyle olmasanda ve ben bilsemde sen güçlüymüş gibi yap.... Şimdi hoşçakal deme zamanı ama sen hoşçakalmayı bile haketmiyorsun,sevmenin ve sevebilmenin hakkını verebilenindir o.... Sana söylenecek tek bir sözüm var..... BU ÖMRÜ SEVGİYE HASRET MECNUN MİSALİ YAŞAMAN DİLEĞİYLE....
June 03 -
Hep hasrettirler sevgiliye,
Uzak bakarlar evliliğe,
Onlar için tek hediye,
Karşılıktır kalpteki sevgiye.
Sözüm karşılıksız sevenlere.
Hayal dünyaları çok geniştir,
Hepsi felekten sille yemiştir,
Onlar için aşk direniştir,
Allah'ım sen bu düzeni değiştir.
Neden günahtır onlara sevmek.
Tek suçları gönül vermek,
Haram olmuş sanki gülmek,
Sözüm karşılıksız sevenlere.
Irmak gibi berraktır gönülleri,
Bülbül gibi öter dilleri
Mecnundan büyüktür sevgileri,
Sözüm karşılıksız sevenlere.
HAYATA DAİR HER ŞEY
ERTELENMİŞ BİR SEVGİ BORÇLUSUN BANA HAYAT,SIMSICAK KAVUŞMALAR BORÇLUSUN,,
HİÇBİR ZAMAN KARŞI ÇIKMADIM SANA YÜREKLERİ SARAMIŞ İNSANLAR İÇİNDE BİLE.
YAŞADIĞIM ACILAR VAR VE BEN ONLAR KADAR VAROLDUM,
YAŞAMADIĞIM ACILARIDA YAŞATACAKSIN BİLİYORUM ZAMANI GELDİĞİNDE...AMA YİNEDE YALNIZLIĞIMLA YAŞIYORUM SENİ...
İŞTE SENİN FARKINDA OLMADAN YARATTIĞIN ESERİM BEN.KARŞINDAYIM..
DESEMKİ TERKEDİP GİDİYORUM SENDE OLAN YAŞANMIŞLARI,UMURSARMISIN ACABA???
ZATEN HEP İTİLMİŞ DUYGULARIN GÖLGESİNDE YAŞANIYOR EN ACI AŞKLAR,İNSAN ÖNCE BEYNİNDE SEVİYOR
ÖNCE BEYNİNDE HAYKIRIYOR TÜM SEVGİ SÖZCÜKLERİNİ,SONRA SONRASI YOK İŞTE....
HEP İÇİNDE TUTUYOR BİR ÖMÜR BOYU;
ANLASANA ERTELENMİŞ BİR SEVGİ BORÇLUSUN BANA HAYAT,DENİZİ MAVİ OLARAK İLK KEZ BULUTLARI BEYAZ OLARAK HATIRLIYORUM HALA.
ÖPTÜĞÜM İLK KİŞİ KAYITLARDAN SİLİNDİ ,İLK TİTREYEREK TUTTUĞUM EL İSE HALA MEYDAN DA YOK...
SORGULAYAMADIĞIM SADECE ÇOCUKLUĞUM KALDI BİRDE MASUMCA SEVEN YÜREĞİM VE GECENİN KARANLIĞI KALDI ELLERİMDE.......
DİĞER TÜM DEĞERLERİM KAYIP GİTTİ ELLERİMİN ARASINDAN SİNSİCE.
BANA İNAT TÜM YAŞATTIKLARIN HEP ŞAHİTSİZ,HEP SOĞUK GÜLÜŞLERDE KALDI ARTIK
TÜM GEÇMİŞİME İNAT TÜM SATIRLARA İNAT ...SAKIN UNUTTUM SANMA.
ERTELENMİŞ BİR SEVGİ BORÇLUSUN BANA HAYAT BEN UNUTMADIM SAKIN SENDE UNUTMA!!!!!!!!!!!!!!!
"YA ÜMİTSİZ YADA ÜMİT SİZSİNİZ
YA ÇARESİZ YADA ÇARE SİZSİNİZ" May 24
Yalanı dolanı sevmem konuşmalarım hareketlerim neyse görüntümde odur....... Fiziki değişikliği severim,ama karakter değişikliğinden ve değiştirenlerden nefret ederim.......... Asiyim,cömert bir insanım,çok duygusalım ve aynı zamanda çok gaddar bir insanım........... Aşkı yaşamayı severim yaşanılacak bir eş oldukça........ Romantik bir yapım vardır,şiir yazmayı ve okumayı çok severim......... Yağmur altında şarkı söyleyerek yavaş yavaş yürümeyi çok severim........... Alkolü severim ama içipte sapıtanlardan değilim... Yılışıklığı sevmem,yalakalardan hiç hazetmem,insan olana insan gibi değer veririm,değerimi bilmeyenleri tek kalemde siler geçerim,ben sevdimmi destan,kızdımmı katliam olur............ Kimseye boyun eğmem,yolum ve amacım bellidir kimseden akıl istemem..... Geceleri yatağıma uzanıp penceremden yıldızları seyretmesini severim..... Güvendiğim dostlarıma çok önem veririm,ama canımı veririm deyipte asla yalan söylemem çünkü ben tutamayacağım sözün altına asla girmem...... Sevdiğim için her türlü fedakarlığı yaparım,asla aldatmam,en nefret ettiğim şey yalandır.... yalan söyleyeni de yalana göz yumanı da hayatımdan silerim........... Hayatım boyunca yalan söylediği için tek bir insana şans verdim o da kendini biliyor ama benim verdiğim şans birdir ikincisi asla olmaz.... Gezdiğim ve beğendiğim mekanlar hep bellidir,her bilinen ve sıradan yerlerde dolaşmam.... Dinimize önem veririm ama ayrımcılık yapan it oğlu itlerden şerefsizlerden hoşlanmam.... Hiçbir zaman alevi sünni ayrımı yapmam inançlara saygım sonsuzdur... Kimsenin sevdiğine yan gözle bakmam kendi sevdiğimede baktırmam.... ŞİMDİLİK BENİ ANLATAN YAZI BU KADAR DEVAMI Bİ ARA GELİR....... May 21 istanbul’da üniversitede okuyan genç kiz ankara’daki babasina telefon eder:
- baba, merhaba. ben lale….
- oooo. güzel kizim benim. nabersin bakalim?
kiz aglamaya baslar; babasi ise üzüntü ve meraktan kafayi yemektedir:
- nooldu kizim? anlatsana
- murat evi terketti. bosanmak istiyormus
- ne evi lan? ne bosanmasi? sen ne zaman evlendin de bosaniyorsun?
- hani senin hiç hoslanmadigin esrarkes çocuk vardi ya. ben onunla evlendim.
- iyi halt ettin, zilli. neyse, artik yapacak bi sey yok. versin mahkemeye, hemen bosanin.
- bosanalim ama benden 10 milyar istiyor. eger vermezsem, iyi zamanlarimizda çektigi çiplak fotograflarimi internetten herkese yollayacakmis.
- püüh. rezil.. çiplak fotograf çektirdin, öyle mi?
- ama babacigim. o benim kocamdi. ne biliyim böyle bir pustluk yapacagini.
- peki. olan olmus artik. yarin havale ederim parayi. ögleden sonra bankaya gidip çekersin; sonra da alip yakarsin o kahrolasi fotograflari.
- sagol baba. eeee. şey…bi de kürtaj için 2 milyara ihtiyacim var.
adam artik iyice fenalasir. boguk bir sesle konusur:
- kürtaj mi? bi de hamile mi kaldin o çocuktan sen?…
- aslinda ondan degil. zenci bi çocuk vardi. zaten o yüzden ayriliyoruz ya..
adam bayilmak üzeredir. nabzi yükselir, tansiyonu düser, artik inleyerek konusmaktadir
- biz seni oraya okumaya yollamistik. sen ne haltlar çevirmissin. allahim. nedir bu basimiza gelenler. okulu bititir bitirmez ankara’ya dönüyorsun, yoksa kirarim bacaklarini.
- istersen hemen dönebilirim babacigim. ben geçen yil okuldan atildim çünkü.
adam masanin üzerindeki soguk su dolu sürahiyi basindan asagiya devirir ve ancak bu sekilde konusmasini sürdürebilir:
- okuldan mi atildin? hani birlikte avukatlik yapacaktik, zilli? eh ulan? sen hele bi gel buraya. ben sana yapacagimi bilirim. evden disariya adim attirmiycam sana. ilk isteyenle de evlendiricem.
- o is zor be baba. biliyorsun, moda oldu, artik evlenmeden önce esler birbirlerinden saglik raporu istiyorlar…pek iyi bi rapor sunacagimi zannetmiyorum ben.
- allahim, çildiracagim. bir de cinsel hastaliklar haaa. kesin o zencidendir.
- çok pis arkadaslari vardi. bilmem artik hangisinden kapmisimdir..
güüüm diye bir ses duyulur. adam kisa bir süre için kendinden geçmistir; ancak hemen kendisini toparlayip tekrar telefonu alir.
- hemen bu aksam dayini yolluyorum oraya. seni alip gelecek. adresini ver bakiyim.
- mahmutpasa karakolu’ndayim. gelirken kefalet için de biraz para getirsin yaninda.
- karakol mu? bi de karakola mi düstün layyynnn? ne yaptin?
- dün kafam çok bozuktu, çok içmisim. araba kiralayip dolasmaya çiktim. o kafayla arnavutköy’de kokoreççi dükkanina girdim. ama neyse ki kimse ölmedi. dükkan sahibiyle kiralik araba firmasina biraz para vermek gerekir sanirim.
adam artik iyice fenalasmistir. hatta fenalasmak ne kelime; adeta kahrolmustur. telefonda kisa bir sessizlik olur. kiz tekrar konusmaya baslar:
- Babacigim. sakin üzülme. bütün bunlar bir sakaydi. ben sadece sinifta kaldigimi söylemek için aramistim…
bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykirir:
- Canin sagolsun be güzelim, bosveeerrr. okul da neymis? hiç mühim degil, tatli canin sagolsun senin..:):):)
Git hadi git ciğerim yanıyor Son gece bu beni sevsen ne olur Kim saracak beni kim sevecek Dur dokunma yüreğim acıyor Sevme beni sevdalardan vurgunlar yedim Bana çok gördüğün aşkı sen ellere ver Terk edilişim ilk değil alışır gönlüm Sevilmeden sevmek var ya o daha beter Hadi beni öldür beni unut Hadi beni göm yalnızlığa Hadi bana hepsi yalan de Beni bırakma... May 14 Hesaplama Hatası
Dünyanin en komik kazasi: Bir duvarci ustasinin santiyede yazdigi mektup: Sayin santiye sefim; Is kazasi tutanagina planlama hatasi diye yazmistim. Bunu yeterli görmeyerek ayrintili anlatmami istemissiniz. Su anda hastanede yatmama neden olan olaylar aynen asagida anlattigim gibi olmustur:
Bildiginiz gibi ben bir duvar ustasiyim. Insaatin altinci katindaki isimi bitirdigim zaman biraz tugla artmisti. Yaklasik 250 kg kadar oldugunu tahmin ettigim bu tuglalari asagiya indirmek gerekiyordu.
Asagiya indim, bir varil buldum, ona saglam bir ip bagladim ve ardindan altinci kata çiktim. Ipi bir çikriktan geçirip ucunu asagiya saldim. Tekrar asagiya indim ve ipi çekerek varili altinci kata çikardim. Ipin ucunu saglam bir yere baglayip tekrar yukari çiktim. Bütün tuglalari varile doldurdum. Asagi indim, bagladigim ipin ucunu çözdüm. Ipi çözmemle birlikte birden kendimi havalarda buldum. Nasil bulmayayim? Ben yaklasik 70 kiloyum. 250 kilogram varil süratle asagiya düserken beni yukari çekti.
Heyecan ve saskinliktan ipi birakmayi akil edemedim. Ben yukari çikarken yolun yarisinda, asagi inmekte olan tugla dolu varille çarpistik. Sag iki kaburgamin bu sirada kirildigini saniyorum. Tam yukari çikinca, iki parmagim iple beraber çikriga sikisti; Parmaklarim da bu sirada kirildi. Bu esnada yere çarpan varilin dibi çikti ve tuglalar etrafa saçildi.
Varil hafifleyince, bu sefer ben asagi inmeye varil ise yukari çikmaya basladi ve yolun yarisinda yine varille çarpistik!.. Sol bacagimin kaval kemigi de bu sirada kirildi.
Yere inince can havli ile ipi birakmayi akil ettim. Bu sefer de basimi yukari kaldirdigimda bos varilin süratle üzerime geldigini gördüm!...
Kafatasimin da böyle çatladigini saniyorum. gözümü hastanede açtim...
.: Hamile Kadin :.
Küçük bir çocuk, hamile bir kadinin karnina dokunarak: - Ne var sizin karninizda teyze, Kadin: - Çocugum var evladim, diye cevap verir. - Sizin çocugunuz mu? - Evet - Onu seviyor musunuz? - Evet - Çok mu seviyorsunuz? - Evet evladim. - Öyleyse neden yediniz?
.: imammm :.
Köyün birinde imam bir köylünün kizina asik olmus.Bakmis böyle olmayacak annesine babasina söyleyip kizi istetmis.Ama ne yazik ki kizi vermemisler. Bunun üzerine imam çok üzülmüs.Bu halde camiye gitmis ve ezan okumadan önce 'TÜM SEVIPTE KAVUSAMAYANLARA GELSIN' demis....
.: Çorap :.
Ayaklari çok fena kokardi. Bir gün bir arkadasina, birlikte tiyatroya gitmelerini teklif etti. - Hay hay, dedi arkadasi. Ama eve git, ayaklarini yika ve temiz bir çorap giy. Söz mü? - Söz... Tiyatroya gittiler. Yerlerine oturdular. Aradan bes on dakika geçmeden etrafindakiler mendillerini burunlarina götürmeye basladi. - Hani söz vermistin, dedi arkadasi. - Vallahi degistirdim, dedi ve ekledi: Inanmazsan diye kirlileri de cebime koydum. Iste burada!...
.: abdest :.
BIRGÜN HOCA HERZAMANKI GIBI NAMAZINI KILMAK IÇIN ABDEST ALMAYA HAZIRLANIR.ABDESTINIDE KÖYÜN MEYDANINDAKI ÇESMEDEN ALMAKTADIR. HOCAYI ABDEST ALIRKEN IZLEYEN KÖYLÜLER BAKARLAR KI HOCA DEFALARCA ÜST ÜSTE ABDEST ALMAKTADIR.SASIRIRLAR VE SEBEBINI MERAK EDERLER VE HOCAYI IZLERLER.DAHA SONRA HOCA NAMAZINI KILMAK IÇIN CAMIYE GIDER.HOCA NAMAZ KILARKEN GÖRÜRLERKI NAMAZ ESNASINDA IKIDE BIR GÜLÜP DURUYOR BUNUN ÜZERINE AHALIDEN BIRI DAYANAMAYIP -HOCAM,NAMAZDA GÜLÜYORSUNUZ ABDESTINIZ BOZULDU NAMAZDA GITTI DER HOCANIN CEVABI ISE, -YAHU ÖNEMLI DEGIL YEDEKTE BIR KAÇ ABDESTIM DAHA VAR DER May 09
Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.
Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.
Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.
Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası....
Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...
Hayatı ıskalamaya lüksün yok senin..... ..............................................................................................................................
Sana sevgimi anlattıkça uzak durdun benden. Ben “Aşk” dedikçe, sen “Dur” dedin. Oysa ben gerçekten seviyordum seni. Bu yüzden içimdeki aşk fırtınasını durdurmam mümkün değildi. Söylemeden duramazdım ki sevgi sözcüklerini….ANLAMADIN…
Hayata dair ne varsa paylaşmak istedim seninle. Güleceksek birlikte, ağlayacaksak birlikte olmalıydı. Önümüze aşkımızın ışığını alıp bizim için aydınlattığı yolda hiçbir engele takılmadan inatla, cesurca, kokusuzca yürümeliydik. Ancak böyle yaşanırdı bir aşk çünkü. YAŞAMADIN…
Herkesin ayrı bir dünyası vardı biliyordum. Ama aşk ayrı dünyaları bir potada toplayıp yeni bir dünya yaratmak değil miydi? Yaratılan o dünyada kimsenin benliğini kaybetmeden ortak tutkuları, duyguları yaşamak değil miydi aşk? Her türlü çatışmaya rağmen, bir küçücük gülümseyiş, bir sıcacık bakışla unutmak değil miydi bütün kızgınlıkları? UNUTMADIN…
Ben seni kaybetme duygusunu taşırdım içimde. İncineceksin diye dokunmaya korkardım. Yokluğunu düşünmenin verdiği iç huzursuzluğuyla uykusuz geceler geçirirdim.sabaha kadar kırpmazdım gözlerimi de, sabah seni gördüğümde sanki saatlerdir uyuyormuşum gibi enerjiyle dolardım. Kıpır kıpır olurdu içim. Tarifi imkansız bir heyecan, bir yürek çarpıntısıyla sarılırdım sana. SARILMADIN…
Bir tohumdun sen yüreğime ektiğim. Kanımın deli akışıyla sulardım seni. Sevdamın ateşiyle ısıtırdım ayazda. Büyüyecek, bir filiz olacak, rengarenk çiçekler açacaktın. AÇMADIN…
Tenlerimizin buluşması bir ayine benzerdi benim için. Sonsuzlukta kayboluştu. Bedenlerimizin aşkın içinde erimesiydi. Yaşadığıma, hele seninle yaşadığıma şükredişti. Her seferinde yeniden doğuştu. DOĞMADIN…
|
|
|
|